kadınca bilgiler, güzellik reçeteleri, maskeler, sağlık ,spor,söyleşi,bakım malzemeleri,son trendler,moda,yaşam,kısa notlar,evde bakım formüllerii daha neler neler............
Amerikalı bilim adamlarının, yüksek miktarda protein ihtiva eden pamuğu besin maddesine dönüştürmeyi başardığı bildirildi.
Alman "Die Welt" gazetesinin internet sayfasında çıkan haberde, bilim adamlarının, pamuğun çekirdeğindeki "gossypol" adı verilen zehirli maddeyi ayrıştırmayı başardığı belirtilerek, bunun açlığa karşı mücadelede çok önemli bir adım teşkil ettiği, dünyadaki pamuk tarlalarının 500 milyon insanı besleyebilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.
Bu önemli başarıyı sağlayan Texas A&M Üniversitesi araştırmacılarından Keerti Rathore, dünyada çok sayıda fakir insanın yeterli protein alamadığına dikkati çekerek, bu eksiğin giderilebilmesi için pamuk gibi bir kaynaktan istifade edilmesinin iyi olacağını söyledi.
Araştırmacıların 1950’li
yıllarda, bir geni ortadan kaldırarak "gossypol"suz pamuk üretmeyi
başardığı, ancak bunun pamuğu böceklere ve
hastalıklara karşı
savunmasız hale getirdiği, Rathore’nin ise yeni bir yöntemle bu zehri
sadece pamuğun çekirdeğinde yok etmeyi başardığı, böylece
pamuk bitkisinin dış etkenlere karşı savunmasız kalmadığı kaydedildi.
Pamuktan gelecek 10 yıl içinde proteinli çikolata, ekmek, kek ve diğer bazı besin maddelerinin üretilebileceği kaydedilen haberde, Rathore’nin yeni buluşunun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarına uygun olduğu, ancak bunun ticari kullanımından önce çok sayıda resmi onayın alınması gerektiği bildirildi.
Pamuk
çekirdeğini sadece sığırların yiyebildiği, sindirim
sistemlerinin "gossypol"u zararsız hale getirebildiği belirtilen
haberde, ancak bu zehrin diğer hayvanlarda ve insanlarda kalp ve karaciğer rahatsızlıklarına neden olduğu, pamuk çekirdeğiyle beslenen tavukların 1 hafta içinde öldüğü ifade edildi.
Dünyanın en sağlıklı yiyecekleri
(Bu yazı toplam 590 defa okundu)

![]() |
|
Halk arasında çok iyi bilinen bu hastalık, 'clostridium tetani' olarak adlandırılan bakterinin vücuda girmesi ile gelişir. İstemsiz kas kasılmaları ve solunum yetmezliğine neden olan bir enfeksiyondur. Tetanoz sadece 'paslı çivi' ya da 'küflü teneke'de bulunmaz. Kişiden kişiye bulaşmaz. Doğada yaygın olarak bulunur. En çok da toprakta bulunur ve toprakla uğraşan kişilerin bu mikrobu almaları kaçınılmazdır. Bir iğne deliğinden ya da çizikten bile girebilen bakteri, çivi veya bıçak gibi aletlerin meydana getirdiği derin yaraları, kesikleri daha çok tercih eder.
Tetanoz mikrobu; toprakta, nemli ortamda, küflü yerlerde, ev-ameliyathane tozlarında, tuzlu suda, özellikle gübre içerisinde ve oksijensiz ortamda yaşayabilen, ısıya dayanıklı bir mikroptur. Bu mikrobu barındıran yerlerin; vücuttaki herhangi büyük ya da küçük bir açık yaraya temas etmesi ile enfeksiyon gelişmeye başlar. Diğer enfeksiyon hastalıklarına göre tetanoz yüksek oranda öldürücüdür. Ayrıca dış ortam şartlarında oluşturduğu sporlar ile de son derece dayanıklıdır. Genelde trafik kazaları ve doğum gibi büyük olaylarla ya da düşme, çarpma gibi ufak kazalarla bakterinin kana geçerek çoğalması sonucunda görülmektedir. Tetanoz; ameliyatlar, yanıklar, yaralanmalar, sıyrıklar, kulak enfeksiyonları, diş enfeksiyonları, hayvan ısırıkları, kıymık batması, piercing ve dövme sonrasında da ortaya çıkabilir.
Bakteri vücuda girdikten hemen sonra zehirli bir madde salgılar. Bu madde kasları uyarıcı etkidedir. İlk belirtileri; baş ağrısı, huysuzluk, ense sertliği, yutma güçlüğü, çene kaslarında spazm, ateş, terleme, kan basıncı artışı ve kalp hızında artış şeklindedir. Baş bölgesinden başlayarak, vücuttaki diğer kasları etkisi altına alır. Uzun süreli kasılma ve kilitlenmelere neden olur. En çok etkilenen kas grupları çene kaslarıdır. Daha sonra kasılmalar aşağıya iner ve bunlara solunum kasları da eklendiğinde hasta nefes alıp vermez hale gelir. Bakteri vücuda girdiğinde kendini genelde ilk günlerde göstermeye başlar.
Hastalık tüm dünyada yaygındır ve her an bu bakteri ile karşılaşma oranı yüksektir. Tanı ve tedavisi güç ve ölüm oranı yüksek olan tetanozdan en önemli korunma yolu aşı olmaktır. Dolayısıyla, tetanoz önlenebilen bir hastalıktır. Özellikle hamilelik öncesi ya da hamilelik döneminde olmak hem anneyi hem de bebeği koruma altına alır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak, su çiçeği aşısı gibi canlı aşıların hamilelikte yapılması sakıncalıdır fakat tetanoz aşısı canlı mikroorganizma içermediğinden dolayı hamilelikte güvenle yapılabilecek bir aşıdır. Daha önce tetanoz aşısı hiç yapılmamış veya aşı yapılmasının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçmiş olan hamilelere tetanoz aşısı yapılması gereklidir.
Gelişmekte olan bir çok ülkede doğum sonrası kordon kesiminde taş, bıçak, ustura gibi kirli ve dezenfekte olmamış aletler kullanılmaktadır. Bu da yeni doğmuş bebeğin ölümüne neden olmaktadır. Yenidoğan tetanozuna yakalanan bebekler normal doğmasına rağmen, doğumdan sonraki 2-30 gün arasında emmeyi bırakırlar ve kaslarındaki kasılmalar sonucu vücutları kaskatı kesilir. Ülkemizde de bu ölümlerin sayısı yüksektir ve bu nedenle bu aşıyı olmak hem anne adayını hem de bebeği doğum ve doğum sonu dönemde tetanoz hastalığından korur.
Tetanoz aşısı yapılan anne adayında oluşan antikorlar bebeğe de geçer ve bebeği yenidoğan döneminde oluşabilecek tetanoz hastalığına karşı koruma sağlar. Doğumdan sonra bebeğe DTB (difteri, tetanoz, boğmaca) aşısı şeklinde üçlü aşı yapılır ve tetanoza karşı bağışıklık sağlanmış olur. Daha sonra tetanoz aşısının 10 yılda bir hatırlatma dozu yapılmalıdır. Tetanoza karşı bağışık hale gelmek için en az 3 doz aşı yapılmalı. Yaralanmalarda da aşısız herkes risk altındadır. Aşının ardından 10 yıl geçmişse risk vardır.
Tetanoz aşısı hamilelikte her dönemde yapılabilir. Bebeğin gelişiminde ilk üç ay önemli olduğundan genelde aşılar üç ay sonrasında, 4-8 hafta arayla toplam 2 doz uygulanmaktadır. Eğer daha önce tetanoz aşıları tam olarak yapılmışsa ve son aşının üzerinden 10 yıldan az süre geçmişse hamilelik döneminde yapılması gerekmez. Tetanoz aşısı koldan enjeksiyon yolu ile yapılır. Kadınlar hamile olsun ya da olmasın, erkeklerde dahil olmak üzere tüm bireyler her 10 yılda bir bu aşıyı yaptırmalıdır.
Tetanoz aşısının uygulanış programı;
1. doz : hamileliğin 4. ayı.
2. doz : ilk dozdan en az 4 hafta sonra.
3. doz : ikinci dozdan en az 6 ay sonra.
4. doz : üçüncü dozdan en az 1 yıl sonra.
5. doz : dördüncü dozdan en az 1 yıl sonra.
Bu yiyeceklerde kanser riski var! | |
AA Fosfat katkılı yiyeceklerin akciğer kanserine yakalanma riskini artırabileceği bildirildi. Güney Kore Seul Üniversitesi'nden Myong-Heng Ço ve ekibinin fareler üzerinde yaptığı araştırma, özellikle hazır yiyeceklerde kullanılan, doğal olmayan fosfatın akciğer kanserine yakalanma riskini artırabileceğini gösterdi. Myong-Heng ve ekibi, önce farelere akciğer kanseri hücreleri şırınga etti. Araştırmacılar, fosfat katkılı yiyecekler verilen farelerdeki kanser tümörlerinin, bu biçimde beslenmeyen farelerdekine göre daha hızlı arttığını gördü. Organik olmayan fosfatların insanlardaki kanser etkisi henüz çok iyi bilinmese de bilim adamları bu tür beslenme alışkanlığının sınırlanmasını tavsiye ediyor. Et, peynir, içecek ve hazır yiyeceklerde kullanılan katkı maddeleri, gıdaların korunmasının yanısıra yiyeceğin renginin, tadının ve görünüşünün bozulmamasını sağlıyor. Ek fosfat ise gıdanın görünümünü güzelleştiriyor ve su tutmasına yardımcı oluyor. Araştırma, “American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine” adlı dergide yayımlandı. |
![]() |
İnsanı 100 yıl yaşatan 100 gıda | |
Gıdalar üzerinde yapılan çalışmalar bir araya toplandı. Sağlıklı kalabilmek için yenmesi gereken 100 gıdanın listesi çıkarıldı. İşte kalbe kuvvet, beyne enerji veren gıdalar İnternet üzerinden yayın yapan sağlıklı yaşam sitesi FoodProof.com, dünya çapındaki saygın üniversiteler tarafından kişinin daha sağlıklı, verimli ve uzun bir yaşam sürmesi için gıdalar üzerinde şimdiye dek yürütülen tüm araştırmaları inceledi. Daha sonra da hangi gıdanın neye iyi geldiğini derleyerek en faydalı 100 gıdadan oluşan bir liste hazırladı. Sindirim, uyku, enerji, daha iyi bir görme duyusu için gerekli ve beyni çalıştırmaya, genel verimliliği arttırmaya yarayan 100 gıdanın listesi şöyle: SAĞLIKLI VÜCUDUN REÇETESİ Enerji veren ve beyni güçlendirenler: Patlıcan, Kuru üzüm, Fasulye, Mısır, İncir, Ton balığı, Ispanak, Tavuk, Taze fasulye Şalgam, Sazan, Humus, Ekmek, Fıstık ezmesi, Barbunya, Bal, Ceviz, Ayçekirdeği, Limon, Adaçayı Gözleri kuvvetlendirenler: Çilek, Havuç, Keten tohumu, Meyveli dondurulmuş yoğurt Genel olarak sağlığa iyi gelenler: Somon, Karides, Su, Hindi, Yeşillikler, Dereotu, Erik, Taze patates, Papaya, Armut, Karnabahar Soğuk algınlığıyla mücadele edenler: Portakal suyu, Dolmalık biber, Yeşil çay, Kabak çekirdeği, Salatalık, Tarçın, Sarımsak, Kayısı, Kırmızı biber, Kızılcık, Karanfil, Turunçgiller Kansere karşı etkili olanlar: Yaban mersini, Kıvırcık, Lahana, Domates, Pırasa, Brokoli, Çavdar ekmeği, Ahududu, Fesleğen, Mantar, Brüksel lahanası, Su yosunu Tansiyonu dengeleyen kalp dostu gıdalar: Muz, Siyah çikolata, Deniz tarağı, Marul, Zeytin, Kivi, Üzüm, Kara lahana Düşük yağlı doyurucu gıdalar: Acı salsa sosu, Yumurta akı, Geyik eti, Yoğurt, Peynir, Süt, Badem, Patates, Karpuz, Bezelye, Levrek, Diyet gazlı içecekler, Soya sütü, Tam tahıllı makarna, az yağlı meyveli yoğurt Uykuyu kolaylaştıran ve mide dostu gıdalar: Siyah fasulye, Kepek, Avokado, Elma, Esmer pirinç, Soğan, Greyfurt, Enginar, Barbunya, Kereviz, Bamya, Nane, Zencefil, Ananas, Kavun, Soya fasulyesi, Kuşkonmaz n DIŞ HABERLER |